4
Giyim normları

Evden çıkmak görünür olmak demek değildir. Kıyafetlerin arkasına da saklanabilirsiniz. Giyim normları, toplumsal beklentilerle şekillenebilir ve özellikle kadınları etkiler. Tarih boyunca pek çok kültürde vücudun belli bölümlerinin örtülmesi gerektiği savunulmuştur.

 

Buna başı örtmek de dahildir. Bu uygulamanın çeşitli nedenleri ve anlamları vardır. Baş örtüsü genellikle ölçülü yaşamın, çekingenliğin ve mahremiyetin simgesi olarak görülür.

 

(1) Örneğin Yunanistan’da antik çağlardan günümüze kadar farklı bölgelerde bu anlayış hakimdir.

 

(2) Rönesans Dönemi başta olmak üzere İtalya’da da bunun örnekleri vardır.

 

(3) Mısır’da da bu bakış açısı görülebilir.

Yunanistan’da: Tanagra heykelciği,
MÖ 325-300, kil, 23 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Tony Querrec
Rönesans döneminde İtalya’da: Bronzino, Bir kadının portresi,
16. yüzyıl, ahşap üzerinde yağlı boya, 105 x 84 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf (C) RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Franck Raux
İslam döneminde Mısır’da: Peçeli kadın,
17-19. yüzyıl, çizim üzerine boya, 10 x 13 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grand Palais/Claire Tabbagh/Digital Collections
François Boucher, Pastoral,
1753, tuval üzerine yağlı boya, 88 x 115 cm, Ulusal Meclis, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais/Bulloz Agency

Birçok kültürde bacakların da örtülmesi gerekir. Örneğin, 18. yüzyıl Fransa’sında ayak bileklerinin gösterilmesi hoş karşılanmazdı.

 

Genç kadınların ayak bileklerinin gösterildiği Boucher tabloları gibi eserler erotik kabul ediliyordu.

 

Kadınlarla ilgili giyim normları, farklı çağların ve bağlamların etkisi altında üretilir. Bu normlar kültürlere, dönemlere ve kişilere göre değişiklik gösterir.

Özet

Birçok farklı kültürde giyim normları, kadınlara dayatılan kültürel beklentileri yansıtır.

3
Haremler ve Oryantalist Sanat

Batılı sanatçıların imzasını taşıyan ve haremlerdeki kadınları tasvir eden eserler büyük ölçüde Oryantalizm etkisi taşır.

 

Oryantalizm, Batı sanatında Doğu’nun egzotikleştirilmiş ve hayali temsillerini ifade eder.

 

Bu sanat eserleri çoğunlukla erotik bir nitelik taşır. Bu eserlerde çıplak kadınlar şehvetli pozlarda ya da altın takılarla süslenmiş halde, gösterişli dekorlarla döşenmiş odalarda betimlenir. Bu tasvirlerin çoğu yalnızca sanatçının hayal gücünün eseridir.

 

Bu sanat tarzı özellikle Avrupa imparatorluklarının genişlediği ve sömürgeciliğin arttığı 19. yüzyılda yaygınlaştı. Sanat hamileri eserlerin egzotik cazibesine hayran kalsa da eserler Akdeniz haremlerindeki kadınların gerçek yaşamlarındaki çeşitliliği yansıtmıyordu.

Eugène Delacroix, Dairelerinde Cezayirli Kadınlar,
1834, tuval üzerine yağlı boya, 180 x 229 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Franck Raux
Théodore Chassériau, Çizim: Haremin İçi,
1856, tuval üzerine yağlı boya, 55 x 80 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Gérard Blot
Théodore Chassériau, Balkonda Yahudi Kadınlar, Cezayir,
1849, tuval üzerine yağlı boya, 35 x 25 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Daniel Arnaudet
Özet

Batılı sanatçılar sık sık harem sahnelerini Oryantalist bir bakışla resmetmiş, mekanı ve kadınları egzotikleştirip gerçekçi olmayan betimlemelerle yansıtmışlardır.

2
Haremlerin varlığı

“Haremler” veya “serâylar” cinsiyete dayalı ayrımın bir başka örneğidir. Haremler temelde eşler, cariyeler ve köleler için özel bir toplu yaşam alanıydı.

 

Haremlerin yapısı ve burada uygulanan kısıtlamalar, kültüre ve tarihsel bağlama göre büyük ölçüde değişiyordu. Akdeniz genelinde çeşitli dini inançlara sahip birçok farklı kültürde harem bulunurdu.

 

Bu haremlerin en ünlüsü Osmanlı İmparatorluğu sultanlarına aitti. Bu haremde kadınlar ayrıcalıklı bir rol üstleniyordu. Hatta bu kadınlardan bazıları yönetime müdahalede bulunmuştur.

Son Kraliçe (filmden bir kare),
2023, Yönetmen: Damien Ounouri

Muhteşem Yüzyıl Kösem (kesit), 2016-2017, senarist: Meral Okay

“Muhteşem Yüzyıl” adlı TV dizisinde Kösem Sultan’ın hayatı ele alınmıştır. Hareme köle olarak gelen Kösem Sultan, 17. yüzyılda oğullarının adına Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetmiştir.

 

19. yüzyıldan itibaren geleneksel harem kültürü azaldı ve birçok ülkede yasaklandı.

Bazı haremlerin çevresinde müşrefiyeler bulunurdu.

 

Işığı kontrol etme ve hava akışını düzenleme gibi birçok işlevi olan ince işçilikle yapılmış kafes biçimindeki bu yapılar, kadınların görünmeden dışarıyı görmesini sağlardı.

Müşrefiye, 18. yüzyıl
ahşap, 177 x 246 cm, Louvre Müzesi, Paris. (c) Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grande Palais/Claire Tabbagh
Müşrefiyenin iç kısmı,
İspanya Granada’da El-Hamra Fotoğraf: Patrick Charpiat, CC BY 3.0
Özet

Tarihteki harem örneğinden anlaşılacağı üzere kadınların yaşamı genellikle ev içiyle sınırlandırılmıştır.

1
Kadınlar yaşamını dört duvar arasında mı geçiriyordu?

Antik Yunan metinlerinde kadınların evde kalması gerektiği ve kamusal alanların erkeklere ait olduğu fikri çok yaygındı. Hatta Menandros bir yazısında, “Onurlu bir kadın evinde kalmalıdır, sokaklar değersiz kadınlara (fahişelere) aittir.”düşüncesini dile getirir.

 

Neyse ki Menandros’un arzusu Antik Yunan’da karşılık bulmadı ve kadınlar özgürce seyahat edebiliyordu. Ancak toplumsal etkinliklere ve siyasi meclislere katılım konusunda erkeklere kıyasla sınırlı haklara sahiplerdi.

 

Aslında farklı kültür ve dönemlerde de kadınlar kamusal alanda var olma konusunda kısıtlamalarla karşılaşmıştır.

 

Örneğin Antik Roma’da kadınlar, Forum’daki oyunlara katılabiliyordu ancak çoğunlukla çocuklar ve kölelerle birlikte amfiteatrın arka bölümlerinde oturmak zorundaydılar.

İç mekan sahneli vazo (pyksis)
Yaklaşık MÖ 430, Seramik, 12 cm, Louvre Müzesi, Paris, © RMN-Grand Palais (Musée du Louvre) / Stéphane Maréchalle
Özet

Kadınların kamusal alandaki varlığı farklı kültürlerde ve dönemlerde kısıtlanmıştır.

Özetle şunları keşfettiniz:

  • Kadınlar ve çalışma hayatı
  • Kadın ve iktidar
  • Güçlü bir kadın
  • Virago Arketipi
  • Kişisel bakım ve makyaj
  • Mücevherler ve kıyafetler
Alıştırma

Orta Çağ’dan kalma bu eserde Meryem Ana ne yapıyor?

Yanıt seçmelisiniz

Firavun Neferusobek’in tasvirinde kullanılan kıyafet ve simgeler ne gibi bir iz taşımaktadır?

Yanıt seçmelisiniz

Bu malzeme kadınlar ve erkekler tarafından hangi amaçla kullanılmıştır?

Yanıt seçmelisiniz

Kursta bir sonraki bölüme geçtiniz Akdeniz’de Sanat ve Kadın.

BÖLÜM 3

Kadınlar: görünenler ve görünmeyenler

devam

Devam edin

Kaynaklarımızdan yararlanarak konu hakkında daha ayrıntılı bilgi edinin.

daha ayrıntılı bilgi
6
Mücevherler ve kıyafetler
Geçmişe bugün hâkim olan bakış açılarıyla yaklaşmamalıyız

Sanat eserleri toplumların değiştiğinin kanıtıdır.

 

Müze duvarlarında takılarla süslenmiş bir erkek figürü veya pantolon giyen bir kadın resmi görmek olağandır.

 

Ancak klişeler kolay kolay kaybolmaz ve bizi yanlış sonuçlara götürebilir.

 

Örneğin, arkeologlar bir mezarda mücevher bulduğunda bu mezarın mutlaka bir kadına ait olduğunu mu varsaymalıdır? Az önceki örneklerde de gördüğümüz gibi bu yaklaşım hatalıdır.

Kütahya’dan, üzerinde müzisyen ve dansçı tasviri bulunan tabak,
18. yüzyıl, seramik, 14 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grand Palais/Claire Tabbagh
Ammonios’un portresi,
MS yaklaşık 225-250, Antinoöpolis buluntusu, kumaş üzerine ankostik, 60 cm, Louvre Müzesi, Paris. © 1998 Louvre Müzesi/Georges Poncet
Özet

Tarih yazımında, kadınlığa dair toplumsal kuralların gelişimi göz önünde bulundurulmalıdır.

5
Kişisel bakım ve makyaj
Feyyum mumya portresi,
250, Teb buluntusu, ahşap üzerine ankostik, 33 cm, Louvre Müzesi, Paris. © 2007 Louvre Museum/Georges Poncet
Feyyum mumya portresi,
yaklaşık 150-200, Teb buluntusu, ahşap üzerine ankostik, 33 cm, Louvre Müzesi, Paris. © 2007 Louvre Museum/Georges Poncet
Sakallı erkek heykelciği,
yaklaşık MÖ 1700, bronz, 28 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Mathieu Rabeau

Görünüşle ilgili normlar (toplumsal kurallar) dönemlere ve kültürlere göre değişip dönüşür.

 

Geçmişte “maskülen” veya “feminen” kabul edilen tarzlar tersine dönebilir. Zamana ve farklı kültürlere göre yeniden şekillenebilir.

 

Şu resimleri bir inceleyin. Hem kadının hem de erkeğin makyaj yaptığını ve kaşlarını şekillendirdiğini görebilirsiniz. Erkek heykelin saçları da uzun.

Kişisel bakım ve makyaj kadınlara özgü değildir.

 

16. yüzyılda Arap erkekler kıllarını almak için bitkisel zamklar kullanıyordu. Batı’da ise vücuttaki kıllar güç ve erkeklik göstergesi olduğundan yalnızca kadınlar kıllarını alıyordu.

Akdeniz bölgesinde hem kadınların hem de erkeklerin kullanabildiği bazı kişisel bakım malzemelerini inceleyin.

Boscoreale Hazinesi’nden saplı ayna, Leda ile kuğu tasvirli,
MÖ 25-MS 50, gümüş, 29 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Hervé Lewandowski
Düz ağızlı sürme kabı ve çubuğu,
MÖ 2033-1540, Sudan buluntusu, ahşap, 4,5 cm (kap yüksekliği), 9 cm (çubuk uzunluğu), Lille Güzel Sanatlar Sarayı. Fotoğraf (C) RMN-Grand Palais (PFA, Lille)/Stéphane Maréchalle
Ördek şeklinde makyaj kutusu,
MÖ 1550-1150, Mısır buluntusu, fil dişi, 13 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Mathieu Rabeau
Yüzücü figürlü makyaj kaşığı,
MÖ 1390-1352, ahşap, 30 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grand Palais/Christian Décamps
Özet

Toplumsal cinsiyet normları kültüre ve zamana göre değişir. Kişisel bakım ve makyaj, hiçbir dönemde kadınlarla sınırlandırılmamıştır.

4
Virago Arketipi
Biraz da gücünü sahiplenen kadınlardan bahsedelim.

Herkesi memnun etmek zorunda olmadığını bilen kadınlar geçmişte de vardı.

 

Onları küçümsemek için kullanılan kelime şuydu: “virago” (Latince erkek anlamına gelen “vir” kökünden gelir). Virago, güç ve cesaret gibi toplumun genelde erkeklere atfettiği özelliklere sahip kadın anlamına gelir.

 

Genç adama ok atan kadının tasvir edildiği tabak,
yaklaşık 1450, toprak, 40 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Jean-Gilles Berizzi
Edinburgh Ressamı, Siyah figürlerin tasvir edildiği amfora, Herakles ve Amazonlar,
5. yüzyılın başı, seramik, 23 x 15 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Museum)/Stéphane Maréchalle
Sotades Ressamı, Amazonomachy’yi (Amazonlarla Savaş) betimleyen riton parçası,
MÖ 460-450, seramik, 5 x 11 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Hervé Lewandowski
Campana kabartması (detay),
MÖ 50-MS 50, İtalya’da yapılmıştır, kil, 32 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf: (C) 2009 Louvre Museum/Anne Chauvet

Örneğin, Yunan mitolojisinde Amazonlar silah taşır ve savaşırdı. Ancak bu kadın savaşçılar, savaşçı oldukları için hor görülüyordu. Antik yazarların metinlerinde çoğu zaman kaosun simgesi olarak tasvir edilmişlerdir. Öldüklerinde düzen ve uyum yeniden tesis edilmiş olurdu.

 

Kadınların tarih boyunca taşımak zorunda kaldığı bu klişelerden kurtulması için alınacak çok yol var ancak Amazonlar çoktan sinemada kahramanlara dönüştü.

 

Patty Jenkin tarafından yönetilen Wonder Woman (klip), 2017

 

Özet

“Maskülen” veya “feminen” olarak kabul edilen özellikler sosyal inşalardan ibarettir. Kadınlar, toplumsal cinsiyet klişelerine rağmen tarih boyunca her zaman güç ve cesaretleriyle öne çıktı.

2
Kadın ve iktidar
Ne yazık ki tarihte kadın temsilleri hakkında birçok yanılgı bulunmaktadır.

Örneğin, 20. yüzyıldan önce kadınların iktidarda rol oynamadığını düşünmek hatalıdır. Dünyanın her yerinde ve tarihin her döneminde, kadın liderler en üst kademelerde yer almıştır. Bazı örneklere kısaca göz atalım.

Lagaş prensesi,
yaklaşık MÖ 2120, Tello buluntusu, 17 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grand Palais/Thierry Ollivier
İlahi ayin görevlisi Karomama,
MÖ 945-715, bronz, 59 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grand Palais/Christian Décamps
Ariadne’nin başı,
6. yüzyıl, mermer, 26 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Tony Querrec
Küçük Frans Pourbus, Fransa Kraliçesi Marie de’ Medici Portesi,
1600-1625, tuval üzerine yağlı boya, 307 x 186 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © RMN-Grand Palais (Louvre Müzesi)/Michel Urtado

 

 

 

 

Bu güçlü kadınların her biri müzik ve film gibi çok sayıda sanat eserine ilham verdi.

Bu filmlerin en güzel örneklerinden birine bakalım: Kleopatra!

 

 

Joseph L. Mankiewicz tarafından yönetilen Cleopatra (1963) filminden bir kesit.

Özet

Pek çok prenses ve kraliçe devlet yönetimini üstlenmiştir. Bunlar arasında unutulanlar olduğu gibi popüler kültüre ilham olanlar da vardır.

3
Güçlü bir kadın
Kraliçe Sobekneferu büstü,
MÖ 1789-1786, kum taşı, 48 cm, Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf © Louvre Müzesi, Dağıtım RMN-Grand Palais/Georges Poncet

Mısır’ı yöneten tek kadın Kleopatra değildi. İlk kadın firavun Neferusobek’ti.

 

Heykeli zamanla yıpranmış olsa da firavunun nasıl tasvir edilmek istediğine dair ipuçları taşıyor. Firavunun üzerinde şunları görüyoruz:

 

 

 

 

 

Eskiden erkeklere ait kabul edilen simgeleri üzerinde taşıyan Neferusobek, onlarla eşit olduğunu vurgulamıştır.

Özet

Bilinen ilk kadın firavun olan Neferusobek, maskülen ve feminen kıyafetler ile simgeleri bir arada kullanarak iktidarına meşruiyet kazandırmıştır.